bir aya aşkındır yaşadıklarımıza dair yazacak çok şey var. o kadar
çok ki... bazen kelime bulmak zor oluyor... bir düğüm geliyor tam da
şuraya çörekleniyor işte ozaman... o düğüm çözüldüğünde ise...
panzerin ezdiği aylin oluyor...
abdo oluyor...
mehmet oluyor...
ethem oluyor...
irfan oluyor...
medeni oluyor...
...
berkin'i
, ali'yi , lobna'yı , bekliyoruz... berkin kaldığı yoldan devam edip
ekmeği evine götürsün, ali okulunu bitirsin, lobna daha güzel bir günde
tekrar bu sınırlara gelebilsin diye...
...
düşününce değil de aynaya baktıkça geziden kalan izleri görenlerimiz oldu artık çokça...
...
meydanda iz bırakamadıklarını, yitiremediklerini gözaltıyla devam ettiriyorlar... listeler çoktan hazırdı...
sabah baskınları oluyor... eşyalar toplanıyor... gerekli yerlere götürülüp, ifadeler alınıp, ilgili yerlere sevk ediliyor insanlar... hayattan çalmanın uzun zamandır başka bir yöntemi bu da...
...
üç
beş ağacın kökünden edilmesi bizim köklerimizi harekete geçirdi.
güzelde oldu... korkunun yer değiştirdiğini gösterdik... bir ay öncesine
kadar sokağa inmemiş insanlar sokaklara indi , sokağa inmenin
güzelliğini yaşadı... polisle karşı karşıya gelmemiş olanlar bunun nasıl
bir durum, duygu olduğunu öğrendi... ilk kez bu kadar insan verdiği
verginin dönüşünü aldı... biber ve portakal gazı, sıkılan yazyikli
kimyasal sularla... kırılan reklam panoları, sökülen kaldırım taşları
-ki direnişe katılanlar sökmeseydi de belediyeler zaten söküp yenisini
yapmak için bahane bulurdu hazır bahaneleri oldu işte- ,kırılan
kameralar, onlar , bunlar , şunlar... hepsini şimdiye kadar verilen
vergilerle ama bir türlü hakkıyla karşılığını görmediğmiz hizmetlerden
düşerlerse borcumuz kalmıyor kimseye. hatta alacağımız bile var...
diyelim
ki direnişe katılanlar yapılan hasar tespit çalışması sonrasındaki
çıkan meblayı ödeyeceğiz dedik. peki ya siz? sizler yitirdikleriniz ve
hatta katillerini de sakladığınız, vücuduna her baktığında o günü
hatırlarken eksikliğini bir kez daha ve daha derinden hissedenlerin,
psikolojilerini bozduğunuz onca insanın eksikliklerini neyle
ödeyeceksiniz? daha doğrusu ödeyebilecek misiniz?
işte bu yüzden dedim ya alacağımız bile var diye...
...
bu
sınırlardaki kötü çocuk sayısı artmış görmeyeli... meğer ne çok kötü
çocuk varmış ses etmeyen. kendini saklayan... güzeldir böylesi kötü
çocuk olmak. gerçekten güzeldir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder