22 Haziran 2012 Cuma
-günaydın.
-...
-çay alıyorum kendime sende ister misin? iyi gelir belki demli bir çay ne dersin?
-...
-peki.
-...
-gazete aldım.boşuna bakma.her zaman ki haberler.ölenler ve öldürenler.
-...
-hava güzel dışarıda bir şeyler mi yapsak?
-...
-ooo baya farklı bir şey oldu bu.balkona gidene kadar yorulmayasın?
-...
-dalga geçmiyorum,şaka yapmıyorum.
-...
-tamam yahu,düşürme hemen yüzünü.kalk hadi.
...
-baya yürüdük.yoruldum mu ne?taa salondan kalktık balkona kadar yürüdük.başka sefere daha yakın bir yere gidelim.çok yoruluyorum böyle.
-...
-şaka,şaka.
...
-umarım,en azından sohbet konumuz gece vakti bu bankı aşağı sokaktaki parktan bana göre almamızdan,sana göre çaldığımızdan başlamayacak.
-...
-ama sen başladın ki.
-...
-yahu adam bende yanındaydım.neden her seferinde yalnız başınaymışsın gibi bana anlatıyorsun ki?
-...
-peki,sustum.anlat hadi ballandıra ballandıra.
-...
-iftiraya bak.ben mi söyledim,sen söyledin bir kere.gidip bir yerden satılık alsak,rezil olacağız yakalanırsak diyen sen değil miydin?her defasında bu olayı anlatmaya başladığında bunu yapıyorsun.bankı alalım (sana göre çalalım) diyen ben,almamak için direten (yakalanırsak rezil olacağız korkusu taşıyan) sendin onu bir düzeltir misin?
-...
-ehh kısmen oldu.devam et şimdi ama uydurmadan.
-...
-uyduruyorsun yahu.o Hüseyin amcaydı.bu sefer ben anlatsam sen dinlesen?
-...
-ama uyduruyorsun yine.
-...
-hayır,bankı aldık parktan.sonra bizim sokağa doğru gelirken çocukların 'cam güzeli' lakabını taktıkları Hüseyin amcayı fark ettik her zamanki gibi camın önünde otururken.
-...
-korktum elbette.bizi bir yerlere şikayet edecek diye.
-...
-aklıma ilk gelen oydu.bankı kaldırıma bırakıp,üzerine oturup Hüseyin amcayı izlemeseydik o bizden huzursuz olup da gitmeyecekti oturduğu yerden.işe yaramıştı ama naber?
-...
-bizim sokak temizdi temiz olamsına da.o bankı beşinci kata nasıl çıkaracaktık?
-...
-gecenin dördünde bankı yukarı çıkarırken merdivenlerin korkuluklarına vurmadığımız sürece kime yakalanabilirdik ki?millet kaçıncı rüyasındaydı kim bilir.
-...
-biz de normal insandık sadece o gün o saatte uyumuyor oluşumuz ve gecenin o saatinde elimizde bir bank oluşuydu hepsi bu kadar.
-...
-iyi ki aklıma uymuşsun.bak kötü mü oldu oturuyoruz şurada.
-...
-deniz,martılar,vapurlar,tekneler,insanlar...her şey gözümüzün önünde.aslında bu bankı balkona getirme işi ilk zamanlarda iyi fikirdi de sonra pişman olmadım değil.ne zaman dışarı çıkalım mı desem en uzak mesafemiz mutfakla balkon arası oldu.ben nasıl yaptım bu kötülüğü kendime?
-...
-pişman falan değilim.
-...
-elbette eminim.bakma sen bana naz yapıyorum aslında.mahallenin çocukları olmasa ekmek almaya bile gidecek dermanım yok.
-...
-kaç yıldır bu bank burda.kaç yıl üzerinde oturup neler paylaştık?kaç gündoğuşunu izledik,kaç yıldız kaydırdık...ne çok konuştuk,güldük...birbirimize biraz yan dönüp kaçamak gözyaşlarımızı sildik.ve ne çok sustuk...
-...
-sustun yine.
-...
-farkındayım uzun zamandır kendi kendime konuştuğumun.farkındayım sol yanıma her baktığımda kimsenin göremediği bir bana görünen senin...ve farkındayım bir gün bu bankta giderse peşin sıra yitip gideceğimin.
-...
-ölmekten mi? korkmuyorum.ucunda sana gelmek var çünkü...
(ben benle konuştum o da satırlara döküldü yine.zaman zaman olur bu.endişelenecek bir hal değil.zararsız kendi halindeyim.)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder