dün ethem'in anması için katledildiği yerdeydim.
utandım. öyle çok utandım ki hem de.
annesi yirmi altı yaşında olmasına rağmen o güne kadar annesinin kucağına oturan çocuğunun dizlerindeki boşluğuna alışmamış. ki alışmasını beklemek ...
sayfi teyze konuştu mu bilmiyorum. uzaktım ona. biraz sonra bir çığlık geldi önce kulağıma. sonra bir grup kalabalığın ortasında bir kadın, bir anne. sayfi teyze.
utandım çünkü daha öncede dediğim gibi benden küçük olanın katledilmiş olmasından. buna bir de evladını keybeden anneyi anlıyormuş gibi yapıp yanına sokulup, iki sarıldıktan sonra o annenin gözyaşlarına aldırmadan fotoğraf makinelerine poz verenlerden dolayı utandım. sayfi teyzenin elini ellerinin içine alıp -ki sayfi teyzenin gördüğüm kadarıyla çoğundan haberi yoktu- makinelerin çekmesini bekleyen, pozu verdikten hemen sonra sosyal medyada paylaşmaları ayrı bir utançtı benim için.
ne içindi o görüntü?
aa bakın ben de anmadayım.
yarın öbür gün sen niye gelmedin bak ben gittimin al işte kanıtı ya da ne?
birbirimizin acısını anlamayarak, böylesi saçma sapan hallere girmek için yan yana geleceksek hiç gelmeyelim. en azından tiksindiğim insan sayısı artmamış olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder