22 Şubat 2015 Pazar

neler değişti...

' kobane düştü düşecek ' diyenlere sağlam cevap verildi. kobane özgür !

ali ismail'in katillerine komik cezalar verildi. hatta içlerinde tahliye olan bile oldu.

laik bilimsel eğitim adı altında istanbul'da büyük bir miting düzenlendi.

on üç şubat'ta da var olan eğitim sistemi boykot edildi. birçok ilde öğrenci ve öğretmen derse girmedi.

birleşik haziran hareketi adı altında birkaç parti buluştu. ve o oluşumun içinden bir arkadaş hırsız,katil dediği için cezaevine gönderildi.( onur, tecrit koğuşu denilen tek kişilik hücrede, tuvalet kapısı ve havalandırması olmayan, farelerin cirit attığı yerde kalıyor)

onur'un serbest bırakılmasını istediği için kadir, kadir'in ve onuru'un serbest bırakılmasını istediği için şafak gözaltına alındı.

sonra daha ne oldu...

yine ve yeniden bir kadına tecavüz edildi. sonra aynı kadın bıçaklandı ve yakıldı. bir hafta boyunca her sokakta olmasa da neredeyse her ilde durum protesto edildi ve elbette bununla kalındı. haksızlık yapmayayım arada dile getirenler hala mevcut. bu olaydan birkaç gün sonra başka bir kadının ceseti çöp konteynerından çıkarıldı. ve adını bilmediğimiz kaç kadın daha öldürüldü, dövüldü, tecavüz ve taciz mağduru edildi.

türkiye sınırları içindeki en büyük ahırda yumruklar, tekmeler, çekiçler konuştu.

bu ülkede kartopu oynarken öldürülen ikinci isim oldu nuh köklü.

biri çıktı kızına süikast iddasıyla. ( adını yazıp blogu kirletmek istemiyorum )

bir öğrenci öldü dün. siyasi sebeplerden dense de değil. çünkü siyaset satırla, demir ve tahta sopalarla, zincirlerle bir başka üniversiteyi basıp oradakileri tehdit edip öldüresiye dövmekle olmaz. ölen öğrenci okulu basan gruptan. şimdi hiiiiç hümanist edalarına bürünüp bir insan öldü ah yazık oldu vah böyle oldu demeye gerek yok. siyasi düşüncesi ne olursa olsun sırf siyasi düşüncesinden öldürülseydi eyvallah üzülürdüm yalan değil. ama elinde satırla okul basan şahıs siyasi düşüncesini savunduğu için değil gittiği yerde birini ya da birini öldürmek için bulunduğundan üzülmedim.

türkiye'nin sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçası olan süleyman şah türbesi'nin de içinde bulunduğu o toprak parçası var ya, artık yok! ben sınırlara takılan biri değilim. ama yalan değil vatan millet sakarya nidaları atan arkadaşları bir adım beri gelmelerini beklerdim. ama olmadı.

daha çok şey olmuştur elbette. ama bu kadar kötü hatırlatma yeter benim için.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder