1 Şubat 2013 Cuma
inandırıcı gelmeyecek belki 'hadi canım sen de' diyeceksin hatta. diyeceksin diyeceksin eminim. gerçi ne dersen de. bana 'senin için çürümüş' demiştin ya hani. yanılıyorsun. çürüyen benim değil, bizim içimiz. her birimizin içi.
az otur, kendinle kal bakalım. kaç tane olayı hatırlayıp dakikalarca güleceksin kendi kendine. bir elinin parmak sayısını geçmez. evet belki gülümseten durum çok vardır. ama dakikalarca güldürecek durum cııık. uğraşma da zaten çıkmaz.
ama hatırla bakalım içinin çürümesine neden olan durumları. hatırla hatırla... çekinme biz bizeyiz şurda. çıkart çıkınındakileri, dök hele ortaya...amaaan fazla dağıtmayasın he toplaması zordur neticede. kal bakalım onlardan biriyle biraz.
önce takılacaksın orada. sonra olayı yeniden deşmeye başlayacaksın. derken elin sigara paketine uzanacak. camı açacaksın. derin derin nefesler alırken, söveceksin bir yandan. hem ona hem kendine.dişlerini sıkacaksın. bir nefes daha çekeceksin, bir daha sövüp başka bir duruma geçeceksin.bu biraz daha acıtıcak seni. abarttığımı düşünme biraz yoğunlaşırsan ağlayacaksın bile.
ben bunları yazarken hiç ağlamadım oysa. çoğu benim çürüme nedenim bile değil. çürüme nedenlerimi yazsaydım - ki bu zor- ben olmazdım.
diyeceğim o ki senin gördüğün zahirdir, bâtını bilmiyorsun...
(bir şubat / on dokuz elli iki)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder