28 Ocak 2013 Pazartesi


- gel otur gel... ama karşımda oturdun diye kalkıp sana yalnızlığımdan dem vuracağımı sanma sakın. yok yapmayacağım öyle bir şey. çünkü ben ne kadar anlatsam bir o kadar eksik bırakırım. herkes gibi. ne kadar anlatsam bir o kadar anlaşılmam. benim de anlayamayacağım gibi.

- neden?

- birini sevdiğimizde ve ona bu sevgiden bahsettiğimizde de sanki eksik oldu, tam anlatamadım cümleleri geçer içimizden. ki anlatamayız da zaten. mutlaka eksik kalır bir yeri. yalnızlığımızı da anlatamayız. büyüklüğü, derinliği, hissettirdikleri benim anladığım kadardır. tıpkı senin de yalnızlığından algıladığın gibi. böyle oluncada ne aktardıklarım gerçek yerini buluyor ne de aktarılanlar. mutlaka eksik bırakıyoruz. bu yüzden aslında herkesin yalnızlığı kendine kalsın. kendiyle kalsın...

- ki zaten şair de demiş ya ' yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılırsa yalnızlık olmaz ' diye.

- yalnızlık paylaşılır. ve bir paylaşımda bulunmak için ille karşı tarafında seninle ortak hareket etmesi gerekmez.

- eveeeet karışmaya başlıyorum yine.

- dur karışma hemen. şöyle düşün her yalnızlık halinin bir nedeni vardır. bazen nedenini kendimize bile söylemeye çekiniriz. yalnızlık kendi başına kalma hali değildir sadece ya da nedensiz bir yalnızlık duygusunun gelip tüm duyguların üstüne çöreklenme hali de değildir.

- e elbette.

- e işte insan kendiyle kalır gibi göründüğünde beyniyle, yüreğiyle cenk eder. içinde bulunduğu yalnızlık hali / duygusu bu durumda onun salt yalnızlığı olmuyor haliyle. yani o an hissettiğim duygunun sebebi olan her neyse onunla yalnızım. hissettiğim yalnızlık onun bilgisi olsun ya da olmasın onunla paylaştığım bir duygu hali oluyor. yalnızlık paylaşılıyor. ve yine yalnızlık oluyor. ve yine yalnızlık kalıyor. ama mutlaka paylaşılıyor.

- hımmm.

- bazen okuduğun kitabın cümlesiyle, bir ezgiyle, bir dokunuşla, tek bir bakışla belki ama paylaşırsın yalnızlığını. paylaştığın her neyse haberi olmaz. ve sen de her şeyiyle paylaşmazsın zaten.

- neden ille kalır ki ?

- sendir çünkü o. giderse sende gidersin, eksilirsin yani. sana dair her şeyin mutlak bir parça sende kalır. gitmemen, eksilmemen için.

- herkeste kalanlar olduğundan mı anlamıyoruz birbirimizin yalnızlıklarını ?

- sadece bu değil. hissetiklerini dilediğin kadar açık, anlaşılır cümlelerle söyle. senin hissettirdiklerinden ziyade benim hissettiklerim önemli orada. mesela kafanı duvara vurduğunda hissetiklerini anlattığında anlarım canının yandığını ama ne kadar yandığını hissedemem. ben kafamı duvara vurduğumda da senin hisettiğin acıyı hissedemem tam anlamıyla. aynı olay olsa da hissedilen acı başka. ondan eksik anlarız birbirimizi.

- son sorum olsun bu. neden hep kendi acımızı, yalnızlığımızı daha büyük daha derin sanarız ?

- herkesin yarası kendine büyük gelir çünkü. telafisi, iyileştirilmesi zor sanarız da ondan.

- acıyı anladım da peki ya yalnızlığı?

- bunu bilseydim bu kadar satır kendimle konuşmazdım ki !



( yirmi yedi ocak / yirmi ....)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder