6 Ekim 2012 Cumartesi
aslında siz benim hep görünen yanıma aldandınız...
sandınız ki kırgınlıklarımdan eser kalmadı...başta kendimle olmak üzere herkesle barıştım,herkesi sıkı sıkıya kucakladım sandınız.en çok da hayatı...
sandınız ki yaşadığım anlardan,saatlerden,aylardan,yıllardan artık keyif alıyorum.ben güldükçe mutluyum sandınız ki beni...dediniz ki kaldığı yerden devam ediyor yine,döndü eski haline.
evden dışarı çıkmamı çok matah bir şeymiş gibi kutladınız.sizlerle görüşmemi dönüş sandınız.hani size göre kaldırımları efeler gibi dik dik yürüdüm ya,sandınız ki kamburumdan kurtuldum...
ne bileyim işte sabahlara kadar sohbet etmem,işten arta kalan zamanı kitapçılarda,sokaklarda,konserlerde,sinemalarda geçirmem başka cümleler söyletmiş size...
sakın beni suçlamayın şimdi.sizi aldattığımı sanmayın.siz aldandınız çünkü...
görmediniz hergün bir parça daha hayattan soğudumu.ki ben hiç ısınmamıştım hayata.sırtımda kaybolduğunu sandığınız kamburun, yüreğimde olduğunu görmediniz...gülerken süzülen yaşların hüznümden kopup geldiğini anlamadınız...
ne okuduğum kitaplardan ne de izlediğim filmlerden tek bir satır söyleyemem size...ben her sayfada,her kitapta kendi cümlelerimi okudum,yazdığım senaryoyu izledim kerelerce...
dönmedim aranıza...kaldığım yerden devam etmedim,edemedim...
hanı sıkı sıkıya kucakladığımı sandığınız hayat var ya,heh işte o hayatın dışında kaldım...en dışında...
(dört ekim perşembe / ...)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder