22 Ağustos 2012 Çarşamba
evet,sanırım hazırım...
dağılmış ruhumla başladım toplanmaya.yavaş yavaş toplandım.acelem yoktu.ki bu yüzden yaşamam gerekenleri sindire sindire yaşadım.
dağınıklığın bunca zamana yayılması bundan.
başlarda uykuya sığınarak kaçıyordum herkesten ve her şeyden.en çok kendimden...sanıyordum ki böyle daha rahat atlatacaktım.kendimi kandırdığımı geç farkettim.
sonra karşıma aldım kendimi.uzun uzun konuştum.ama karşımdaki ben hep sustu,çok ağladı...
daha sonra o da böyle gitmeyeceğini anladı işte.ve bana yardımcı oldu.
ruhumu topladık önce...ve sonra kırdıklarını...
daha sonra dağıttıklarımızı...
en sona kırık valiz kaldı...
...
sustuğum günlerde yazdığım birkaç satır vardı.onları çekmeceye koydum.
birkaç parça eşyanı kırmıştım,özür dilerim.onların yerine yenilerini aldım.
senden izin almadan bir iki parça eşyanı aldım yanıma,umarım kızmazsın.
gazeteleri biriktirdim.biraz fazlaca oldukları için kilere kaldırdım.
sevdiğin reçellerden hazırladım,mutfak tezgahının üstünde.
bilirsin ben sevmem eşyaların üstünü çarşafla kapatmayı.bu sefer kapatayım istedim ama yapamadım...
...
valizin tahta kulpu kırılmış.nasıl götüreceksem böyle.
...
bu salak gözyaşlarına engel olamadığımda sinirleniyorum hala.
...
...
veda cümleleri yazmayacağım sana.
gidiyorum işte.senin biletini de aldım.hani olur ya gelirsen diye.
...
sahi cennetin güzelliklerinden vazgeçip yanıma gelir misin?
(yirmi bir ağustos / yirmi dört otuz beş)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder