23 Mayıs 2012 Çarşamba

...


bak ne anlatacağım sana.otur hele bi... sırtına da yastığını vereyim ister misin?... sanırım oldu.

öğlen vakti balkona bi çıkmıştım ya. sözümona nefes almak, güne iyi günler demek için. hehh işte o sırada rüzgarın savurmasıyla bir yaprak düştü yanıma... bir süre baktık birbirimize sonra aldım olduğu yerden. uçları sararmış, orta kısmı kızıla çalan bir renk almış. görsen öyle güzeldi ki...  inanmayacaksın ama sohbet ettik biraz.ben sana başkalarını anlatıyorum ya ona da seni anlattım. bakma öyle... n'apayım anlatmak istedim işte... yok yahu, yüreğimden geçtiği gibi. abartmadan anlattım seni... sen kadar yalındı cümlelerim... biliyor musun neyi fark ettim? 'sen'li, sana dair cümleler kurduğumda çok iç çektim.yerli yersiz gözlerim doldu.içim titredi, ellerim buz kesti... neden bilmiyorum ama sol yanım acıdı.sonra sanki elin değdi tüm vücudum sımsıcak oldu.yalan değil biara bizi dinlediğini düşündüm ve bu yüzden kısık sesle kurdum cümlelerimi.en kötü yanım bilirsin sana ait cümleleri sen dışında herkese ve her şeye sarf ediyorum... bu bazen duvardaki takvim, masadaki saat, mutfaktaki demlik oluyor... bezen yan komşumuz ayşe hanım, temizliğe gelen asiye ya da balkondaki yaprak... senin dışında herkes, her şey biliyor bende olan seni...  yaprağa dedim ki birazdan içeri gireceğim ve ona da seni anlatmaya başlayacağım... memnun olacak seninle tanışıp, sohbet etmeme. kaç gündür dışarı çıkmıyorum çünkü... onu yalnız bırakamıyorum...

onsuz, yani sensiz olamayacağımı söyledim ona.hay aksi! sana dair cümle mi çıktı ağzımdan... bakma öyle... utanıyorum...

içeri girmeden önce yaprağa var mı söylemek istediğin bir şey, onu çok yalnız bıraktım yanına geçmeliyim dedim. mümkünse sana fark ettirmeden seni görmek istediğini söyledi. elbette bak konsolun orada duruyor dedim. görmediğini söyledi. iyi bak konsolun üzerinde siyah beyaz en sevdiğim haliyle o dedim. o bir resim ama dedi... seni bir resimden ibaret sandığı için rüzgara emanet ettim onu...

geçen gün asiye'ye de çok kızdım. evden çıkmadan önce bir daha gelmeyeceğini söyledi. neymiş efendim sen ölmüşsün ve ben hergün senin resminle konuşuyormuşum.yani... delirmişim...

asıl o delirmiş... sen resimden ibaret olsan ben bunu fark etmez miyim?..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder